Bazı insanlar İslamiyet’i yani dinlerini karıştırmazlar hayatlarına, bazıları da İslamiyet’i yaşayış biçimi olarak benimsemişlerdir. Bu farklı açılardaki insanlar dışarıdan bakıldığında birbirlerine çok zıtlar. Değil mi? İstedikleri kadar zıt olsunlar, aynı ülkede yaşadıkları, aynı yerlerde bulundukları, aynı mekanlarda bulundukları ve hatta bazen aynı sofrada oturdukları bir gerçektir. Bunun adı nedir biliyor musunuz? Saygı. Sen benim sevdiğimi sevmezsin, ben de senin sevdiğini sevmem. Renkler ve zevkler tartışılmaz diye bir cümle vardır, bilirsiniz. Bunun gibi, fikirler de yaşayış biçimleri de giyinme şekilleri de tartışılmazdır. Özgürlük diye bağırdığınızda insanlığın özgürlüğünü ü yoksa kendi özgürlüğünüzü mü istediğiniz bilmelisiniz. Mesela bana göre özgürlük düşüncemi hiç çekinmeden (ülkenin polisinden, savcısından, devletinden) söyleyebilmeliyim. Bu evrenseldir. Bazılarına göre özgürlük; okula başı kapalı girmektir…
Bir arkadaşım(dı) Necip Fazıl’ı seviyorum ve sözlerini çekinmeden paylaşıyorum diye beni hayatından çıkarmış. Evet -mış. Benimle tek kelime bile etmeden, çekip gitti. Defolup gidebileceğimi de Facebook durumunda genelleme yaparak paylaştı. Arkadaşlık bu olmuş anlayacağınız. Necip Fazıl’ın sözlerini paylaşıyorsam sanane güzelim? Sen Nazım Hikmet paylaştığında benim sesim çıkıyor mu? Çıkmamalı da! Saygı diye bir şey var çünkü, anladın mı? Saygı senin hiç tatmadığın bir şey olmalı ki arkadaş dediğin insanı acımasızca hayatından çıkardın. Umrumda mı? Değil. Ama sizin gibiler oldukça bu ülkede ne birlik ne de beraberlik olur.
2 gün önce · 0 yorum








